Açılış Sayfası|Sık Kullanılanlar

| [AnaSayfa] | [Antik Çağda Zeytin] | [ Zeytinyağı İşlikleri ] | [Zeytin ve Sanat] | [Karya Araştırma Merkezi] | [Linkler]


Zeytin Ağacının Çoğaltılması

* Aşı

* Dip sürgünü

* Yumru

* Çelik

* Çöğür


























































Zeytin Ağacının Çoğalması

Zeytin ağaçlarını çoğaltmak için başta "aşı" ve "dikme" olmak üzere çeşitli yöntemler vardır. Bunlardan en önemlisi, çekirdeklerin saçılmasıyla dağda bayırda kendi kendine yetişen yabani zeytinin (delice) aşılanmasıdır. Buna Ege'de "aşlaklık" denir. Kimi zaman da "bacak kalınlığına gelmiş"aşılı deliceler yerinden sökülerek, az eğimli veya taban arazide kurulu zeytinliklere dikilir. Özellikle Ege'de, delicelerin değerlendirilmesi ve aşılı çeşit dikme çok yaygındır. "Aşı" ve "dikme" yöntemiyle ekilen ağaçlar 3 yılda ürün verirler genelde. Ancak tam verim alınması için 10 15 yıl geçmelidir.
"Aşı"nın yanı sıra, "yumru" ve "dipsürgünü" köklendirilerek yeni ağaç yetiştirilebilir. Son dönemde, fidanlıklarda "damızlık ağaç" çeşitlerinin "çelik"leri ve "çöğür" denen "çimlendirilmiş" zeytin çekirdekleri (tohum) köklendirilerek çoğaltma ön plana çıkmıştır. Türkiye'de yılda ortalama 2,5 - 3 milyon fidan üretilirken, bunu yüzde 90'ı "çelik", yüzde 10'u ise "çöğür"den elde ediliyor. Her yıl dikilen fidan sayısı ise 1,5 - 2 milyonu buluyor.

Aşı



Aşı yöntemi, arazideki yabani veya düşük nitelikteki ehli zeytin ağaçları gibi, daha çok ve iyi verim almak amacıyla, iki bitkiyi tek bir bitkiye dönüştürme sanatıdır bir yerde. Deliceyi ehlileştirmek ya da düşük verimli bir zeytin çeşidine daha nitelikli bir çeşidin özelliklerini kazandırmak elbette maharet ister. "Yeni" bitkinin köklerini oluşturarak bölüme "anaç", dallarını ve tacını oluşturacak bölüme ise "kalem" denir.
"Yarma", "kabuk aşısı" ve "yamagöz" gibi başlıca üç aşı yöntemi var:
Yarma, çeşit değiştirmede en uygun yöntemdir. Aşılanacak zeytin çeşidinden ilkbaharda, ağacın dinlenme döneminde alınan bir yıllık daldan hazırlanan "kalem", kalından inceye "kama" biçiminde inceltilir ve "anaç"ta arası açılan yarığın içine sokulur. Kabuk aşı da ilkbaharda yapılır. Hazırlanan kalem, anaç ağacın odunu ile kabuğu arasına itilir ve başsız çiviyle sağlamlaştırılır. Kalemin itildiği yer, kalemin uç bölümü "aşı macunu" ile sıvanır. Bu yönteme "çoban aşısı"da denir.
Delicelere daha çok "yamagöz" aşısı yapılır. Yamagöz, özellikle çiçeklenme döneminin başında, zeytin ağacının kalemlerine özsuyu yürüyüp "çalıştığı" duruma geldiğinde uygulanır. Aşı kalemi için kullanılacak dallar 2 - 4 yaşlarında olanlardan seçilir. Kalemden çıkarılacak kabuk halkadan en az 3 -4 "göz" bulunur. Yama daha sonra anacın kabuğu içine, gözler oduna değecek biçimde yerleştirilir.
Aşının bir önemi de, Anadolu'da özellikle Ege'de yerleşmiş bir "âdet hukuku"na göre, daha bol ve nitelikli ürün veren bir ağaca dönüştürülen yabani zeytin ağacının onu aşılayan kişinin malı sayılmasıdır. Türkiye'de zeytinliklerin büyük bir bölümü delicelrin yerinde aşılanması yoluyla elde edilmiştir. Devlet de delicelerin kültür bitkisine dönüştürülmesini teşvik eden yasalarla bu âdete resmiyet kazandırmıştır. Bu arada, deliceler ne kadar alçaktan aşılanırsa, ağacın o kadar çabuk "mahsule yattığını" ekleyelim. Ne var ki, "alçak aşı"yı korumak zordur, çünkü "hayvan yer". Bu yüzden yerden 1,5 m.'de "yüksek aşı" yaygındır, özellikle Milas yöresinde. Bu ağaçlar da doğal olarak daha geç meyva verirler.

Dip sürgünü

Dip sürgününe Ege'de "kelemçe" veya "piç"de derler. Yaşlı ağaçların yanlamasına gelişen ayakkökleri üzerindeki genç sürgünlerden fışkın, 15-20 cm. uzunlukta 2 - 3 bölüm kesilir ve kökten ayrılır. Böylece, yeni bir fidana dönüştürülür. Budama gibi sürgün de yaşlı ağaçların "gençleştirilmesi"nde önemli bir rol oynar.

Yumru

Zeytin ağacının kökünün toprakla birleştiği yerden baltayla alınan yumrulardan da fidan üretilir. Yumrunun bir adı da "tosbağa"dır Ege'de. Bu yöntem daha çok Kilis ve Nizip yörelerinde kullanılır.

Çelik
Sağlıklı ve verimli bir "damızlık" ağaçtan alınan bir yıllık 25 - 30 cm.'lik "odunlaşmış" genç sürgünler fidanlıkta yatay ya da dikey olarak toprağa gömülür, köklendirilir. İklim koşullarına göre, 1 - 2 yıl içinde dikilecek konuma getirilir. İlkbahar ve sonbaharda yılda iki kez çelik alınıp köklendirilebildiği için, kısa sürede çok sayıda fidan elde edilebilir. Gemlik, Ayvalık ve İspanyol kökenli Manzanilla çeşidi ağaçların sürgünlerinden üretilen fidanlar "ürüne erken yattıkları" için, özellikle tercih ediliyor.

Çöğür

Kuşların ve farelerin katkılarıyla, zeytin çekirdeği doğada tek başına "çimlenip" fidana dönüşebilir. Ama günümüzde seralarda da çekirdekten fidan üretiliyor. İyi zeytinin çekirdeği "tohum" olarak kullanılır. Fidanlıkta, toprakta ya da serada özel bölümlerde çekirdekler "çimlendirildikten" sonra çıkan ve büyütülen "çöğürler", gerekli görülürse aşılandıktan sonra ekiciye satılır. Bu yöntem, çelikle fidan üretimine göre daha çok vakit alır; tohumdan, fidan olarak satışına dek 3 - 4 yıl ister. Çöğür, özellikle Domat, Uslu ve Memecik gibi kaliteli ürün veren çelikleri kolay köklendirilemeyen zeytin çeşitleri için kullanılır.

1

AnaSayfa Webmaster:gnida@mu.edu.tr BaşaDön